Yıllardır aynı tesadüf: Önce deprem, sonra kaza… Komplo teorisyenlerine gün doğdu

Japonya’da meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremden bir gün sonra, Tokyo Haneda Havalimanı’nda Japonya Havayolları’nda ait bir bir yolcu uçağı, pistte hareket halindeyken sahil güvenlik uçağı ile çarpıştı. Çarpışmanın ardından uçaklar yanmaya başladı. Uçakta bulunan 367 yolcu tahliye edildi.

Depremden hemen sonra uçak kazası yaşanması, yıllardır tartışılan bir komplo teorisini de yeniden gündeme getirdi: Depremlerle uçak kazalarının bir ilişkisi olabilir mi?

Bilimsel olarak kanıtlanan bir bilgi yok, ancak bu teoriyi savunan bilim insanları yok değil. ‘Deprem bulutu’ teorisi ile tanınan ve “Uluslararası Deprem Tahmin Kurumu”nun kurucusu olan bilim insanı Ronald Karel, 2010 yılında Pakistan’da düşen Airblue uçağının bu nedenle kaza yaptığını iddia etmişti.

Karel’in iddiasına göre, Pakistan uçağını deprem sonrası elektro manyetik alanda meydana gelen iyonize bulutlar düşürdü. Ronald Karel, Atlantik Okyanusu’na düşen Fransız uçağının kazadan bir gün önce de aynı bölgede 4.8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini belirterek benzer bir iddiada bulunmuştu.

Depremleri bulutları inceleyerek tahminlerde bulunan bilim adamı, Pakistan’da düşen Airblue şirketine ait yolcu uçağının düşmesiyle birlikte iddialarını yineledi.

Karel, 28 Temmuz 2010 tarihinde lokal saatle 00.38’de meydana gelen depreme dikkat çekiyor.

Karel’e göre; İslamabad’ın 50-60 kilometre batısında meydana gelen 4,4 büyüklüğündeki deprem, Karaçi-İslamabad seferini yaparken ve 152 kişiyi taşıyan uçağın düşmesine sebep oldu.

Bilimadamı ayrıca, Le Monde gazetesi’nde yer alan habere de dikkat çekerek, uçağın çakıldığı Margalla üzerinde çok kalın bir bulut tabakasının olduğunu belirterek, bu bulut tabakasının manyetik bir alanda olabileceğini ifade etti.
Yakın geçmişte büyük depremlerden sonra meydana gelen diğer uçak kazaları ise şöyleydi:

* 17 Ağustos 1999’daki Gölcük depreminden 5 gün sonra Çin’de bir uçak düştü, 2 kişi hayatını kaybetti.

* 23 Haziran 2001’de Peru-Şili hattındaki 8.2’lik depremden 10 gün sonra 3 Temmuzda, Sibirya’nın Irkutsk kentinde uçak kazasında 145 kişi öldü.

* 4 Ağustos 2002 tarihinde Ege’deki 4,2’lik deprem sonrasında, 6 Ağustos’ta İtalya’daki uçak kazasında 16 kişi öldü.

*Aynı depremden sonra 10 Ağustos’ta Estonya’daki helikopter kazasında 14 kişi öldü.

DEPREMİN UÇAKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Deprem anında oluşan manyetik alanın havadaki uçakları etkileme ihtimali Matti Tarvainen, Outi Valtonel, Eystein S. Husebye ve Björn Lund tarafından hazırlanan bir akademik makalede şöyle açıklanıyor:

7.0’den büyük deprem sayısı: 12
Etkinlik Sırasında Zeminin Kayabileceği Mesafe: 20 inç
Havadaki Uçaklara Teorik Etkiler: ATC iletişiminin kaybı, havaalanı elektrik kesintileri, anten ışık kesintileri, pist enkazları ve çatlaklar
Teorinin Temeli: Buharların konveksiyon oluşturan güçlü termal akımlar yaratması
Bilimsel Fikir Birliği: Kanıtlanmamış ve bilinen herhangi bir kaza veya olayda etken değil
Her Yıl Depremlerin Oluşturduğu Ortalama Tsunami: 2
Tsunami Tarafından Tahrip Edilen Havaalanı: Sendai Havaalanı, Japonya (2011)
Depremin Büyüklüğü: 8,9

DEPREM BULUTU TEORİSİ
Fransız asıllı Türk bilim insanı Ronald Karel’in teorisi şöyle:
“Deprem stresi başlayınca, bozulmuş elektronlar yeryüzüne dağıldıklarında atmosferde iyonlar oluşuyor. Nem oranı müsaitse yoğunlaşma sonucu iyonize bulutlar meydana geliyor. Bu bulutları meteorolojik bulutlardan ayırt etmek ise oldukça zor. Bazen kısa bir süre için doğal olmayan koşullarda hareket ediyorlar, bazen oldukları yerde duruyorlar, bazen elektromanyetik bir alanda hemen üst tabakadaki bulutlara ters hareket ediyorlar. Bulutların gözlendiği bölgede deprem meydana geliyor. “

2003 sonunda İstanbul’daki Hava Harp Okulu’nda konferans veren Bulgar Profesör Margarita Matova, 1999 depreminde uydulardan Türkiye’de deprem öncesi alçak bulutların oluştuğunu ve bulutların deprem öncesi yön değiştirdiklerini bir raporla belgeledi. Karel, gördüklerinin ve yaşadıklarının hayal mahsulü olmadığını, içerisinde büyük bir gerçek payı olduğunu böylelikle anladığını söylüyor.

Gözde S. Kadıoğlu

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*