Türkiye’de eğitimin 20 yılı kitaplaştırıldı

Milli Eğitim Bakanlığından (MEB), yapılan açıklamaya göre, “Türkiye’de Eğitimin 20 Yılı: 2000-2019” başlıklı kitapta 2000 ile 2019 yılları arasında eğitimde yaşanan dönüşüm, göstergeler üzerinden incelendi.

MEB’in örgün eğitim istatistikleri ve verileri kullanılarak hazırlanan kitaptaki göstergeler, eğitime erişim göstergeleri, yatırıma dayalı göstergeler ve eğitim performansı göstergeleri olmak üzere üç ana başlıkta toplandı.

Bu başlıklarda Türkiye genelinde incelenen değişimler, kitabın sonunda il düzeyinde de değerlendirildi ve 81 ilde yapılan iyileştirmelerin sonuçları, ayrı ayrı sunuldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın takdim yazısını da içeren kitap, 2000’li yıllardan bu yana eğitime erişimi yaygınlaştırmak ve eğitim sisteminin performansını artırmak amacıyla atılan adımların sonuçlarını göstermesi açısından bir başvuru kaynağı olacak.

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, kitaba ilişkin açıklamasında şunları kaydetti: “Bugün gelinen noktada eğitim sisteminin kalitesini artırmak için tüm göstergeleri izlemeye ve gelişim alanlarını tespit etmeye devam ediyoruz. Bu çalışmada, Türkiye’de eğitimin son 20 yıldaki gelişimini somut göstergeler aracılığıyla değerlendirmeyi ve kamuoyu ile paylaşmayı amaçladık. Çalışma, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde Türkiye’de eğitim hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve eğitimin kalitesinin artırılması için 2000’li yıllar sonrasında devasa adımlar atıldığını ve bunların göstergelere nasıl olumlu yansıdığını açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu çerçevede tüm yurt sathında yeni okullar ve derslikler yapılmış, öğretmen sayımız ise ilköğretimde iki, ortaöğretimde ise üç katına çıkarılmıştır.

Üstelik bu iyileştirmeler belirli bir eğitim kademesi ile sınırlı kalmamış, okul öncesinden ortaöğretim sonuna kadar tüm eğitim kademelerinde eş zamanlı gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda bu kitap çalışmasının eğitimdeki iyileştirmeleri ve gelişim alanlarını değerlendirme açısından bir başvuru kaynağı olmasını temenni ediyor, kitabın hazırlanmasında emek veren çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.”

Kitapta eğitime erişim göstergeleri altında, farklı eğitim kademelerinde okullaşma oranlarının yıllar içindeki değişimi incelendi. Bu incelemede kız ve erkek öğrencilerin okullaşma oranlarındaki iyileşme de ayrı ayrı gösterildi.

Benzer şekilde yıllar içinde farklı kademelerde öğretmen, öğrenci, derslik ve okul sayılarındaki değişime dair bilgi verildi. Artan öğretmen ve derslik sayılarıyla birlikte öğretmen başına düşen öğrenci sayılarındaki azalmalar ve yıllar içinde OECD ortalamalarına yaklaşılmasını sağlayan iyileştirmeler değerlendirildi. 2012 yılı itibarıyla uygulanan 4+4+4 eğitim sistemi ile ortaöğretimin zorunlu eğitim kapsamına alınmasının bu eğitim kademesindeki okullaşmaya sağladığı katkı da gösterildi.

2000 yılında yüzde 44 olan ortaöğretim okullaşma oranı yüzde 88’e çıktı.

Yatırıma dair göstergeler başlığında MEB bütçesinin yıllara göre değişimi çeşitli ölçütlerle birlikte değerlendirildi. Artan öğrenci sayısı dikkate alınarak öğrenci başına MEB bütçesi ve yatırım bütçelerindeki değişimler gösterildi. Ayrıca kitapta burslu öğrenci sayısı ve pansiyonlu okulların kapasitesindeki önemli artışlar ayrıntılarıyla incelendi.

Son olarak 2003 yılından bu yana ücretsiz basılarak öğrencilere ulaştırılan kitap sayılarında yaşanan değişim de kitapta yer aldı.

Eğitim performansına dair göstergelerde ise Türkiye’nin uzun süredir katılım gösterdiği Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) ve Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması (TIMSS) kapsamındaki performansı dikkate alındı. Kitapta Türkiye’nin bu çalışmalardaki ortalama puan değişiminin yanı sıra alt yeterlik ve üst yeterlik düzeylerindeki öğrenci oranlarında görülen değişim ele alındı.

Kitabın son bölümünde ise eğitimdeki iyileştirmeler iller düzeyinde incelendi. Son 20 yılda Türkiye geneline yayılan iyileştirmelerin iller düzeyinde nasıl gerçekleştiğine dair ayrıntılara yer verildi.

İller düzeyinde yapılan incelemede öğrenci, öğretmen ve derslik sayılarındaki değişimle birlikte öğretmen ve derslik başına düşen öğrenci sayılarındaki değişim de değerlendirildi. 2000’li yılların başında dikkate alınan göstergeler açısından dezavantajlı konumda bulunan illerde 2019 yılı itibarıyla yaşanan iyileştirmeler gösterildi. Buna göre, 2006’da ilköğretimde derslik başına düşen öğrenci sayısı 51 olan İstanbul’da 2019 yılı itibarıyla bu sayının 30’a, yine 2006’da Ağrı’da 42 olan öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 2019’da 16’ya düştü.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir