Tuba Erkol cinayetinde ‘iyi hal’ indirimine itiraz

Olay, 22 Ağustos 2019’da, Karatay ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi Başak Caddesi’ndeki sitede meydana geldi. İddiaya göre, belediyenin çöp toplama araçlarında şoförlük yapan Bekir Erkol ile eşi Tuba Erkol arasında şiddetli geçimsizlik başladı. Tuba Erkol, 18 Ağustos’ta kendisine şiddet uygulayan eşinden şikayetçi olup, evden uzaklaştırma kararı aldırdı. Karardan 4 gün sonra eve gelen Bekir Erkol, eşiyle tartıştı ve çocuklarının gözü önünde bıçakla Tuba Erkol’a saldırdı.

Aldığı bıçak darbeleriyle yaralanan Tuba Erkol, can havliyle kapıyı açıp, dışarı kaçmaya çalıştı. Bu anlara tanık olan çiftin, yaşları 9 ile 13 arasında değişen 3 çocuğu da babalarını engellemeye çalıştı. Çocukların tüm çabalarına rağmen eşinin peşinden giden Bekir Erkol, Tuba Erkol’u koridorda, 46 yerinden bıçakladı. Tuba Erkol hayatını kaybetti, Bekir Erkol da kızını evde bırakıp 2 oğluyla annesinin evine gitti. Polisi arayıp teslim olan Bekir Erkol, gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Erkol, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Yürütülen soruşturma sonunda tutuklu Erkol hakkında, ‘canavarca hisle eşi kasten öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı.

Konya 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Bekir Erkol, 25 Mayıs 2021’de görülen karar duruşmasına tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS ile katıldı. Tuba Erkol’un babası Mustafa, annesi Behiye, ağabeyleri Osman ve Derviş Ceran, salonda hazır bulundu. Mahkeme heyeti, Bekir Erkol’u ‘eşi kasten öldürme’ suçundan önce ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırdı ardından suçun ‘haksız tahrik’ altında işlendiği ve sanığın duruşmadaki ‘iyi hali’ göz önünde bulundurarak ceza 18 yıl 4 aya indirildi.

Mahkeme heyetinin açıkladığı gerekçeli kararda; olayın canavarca hisle gerçekleştirdiğini gösteren somut delilin olmadığına işaret edildi. Kararda, Bekir Erkol’un canavarca hisle hareket ettiğini gösterir somut delilin olmadığı, 46 bıçak darbesinin, bu bendin uygulanmasını gerektirmediği, canavarca histe sanığın eziyet ederek öldürme olayından haz ve mutluluk duyması gerektiği, somut olayda sanığın haz ve zevk duyduğunu gösterir delilin olmadığı anlatıldı. Olayın ani gerçekleştiği, sanığın şuurunu kaybedip, eşine defalarca vurduğu, canavarca hisle işlendiği yönünde somut delilin bulunmaması nedeniyle şüpheden sanığın yararlanacağı evrensel hukuk ilkesi dikkate alınarak canavarca hissin olmadığı belirtildi.

Mahkemenin kadın üyesi, sanığa ‘haksız tahrik’ indirimi verilmemesini isteyip karşı oy kullandı. Kadın hakim, bunun gerekçesi olarak da Bekir Erkol’un olaydan 1 hafta öncesine kadar bile Tuba Erkol ile oğlunun spor hocası arasındaki ilişkiden kesin olarak haberdar olmadığının sabit olduğu, ‘haksız tahrik’ indiriminin uygulanması için bunun sanık tarafından kesin olarak bilinmesi gerektiğini belirtti. Aksi halde sanıkların daha sonradan öğrenecekleri sadakatsizlik oluşturabilecek davranışları kendi lehlerine kullanıp, haksız tahrik indiriminden faydalanmak isteyecekleri, Tuba Erkol ile spor hocası arasındaki ‘WhatsApp’ görüşmelerinin eşler arasında olsa bile özel hayatın gizliliği kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bunların öğrenilmesi durumunda ancak taraflar arasında boşanmanın geçerli sebebinin oluşturacağı, kişilerin birbirlerine karşı suç işlemesini meşru hale getirmeyeceği, cezaların indirilmesine yol açarak ceza adaletinin sanık lehine bozulmasının yolunun açılmaması gerektiği ifadelerine yer verdi.

Konya Barosu, olayın kadına yönelik şiddet olduğunu belirterek, hem davaya katılma talebini yeniledi hem de verilen hapis cezasına itirazda bulundu. Bölge İstinaf Mahkemesi’ne itiraz dilekçesinde, suçun planlı olarak gerçekleştiği, ‘haksız tahrik’ ve ‘iyi hal’ indiriminin uygulanmaması talep edildi. Dilekçede; toplanan deliller kapsamında varılan sonuçların eylemi gerçekleştirdiği anda sanık tarafından bilinmediği, maktulenin evlilik birliğine aykırı davranışının boşanma hukuku yönünden bağlayıcı olduğu, bu şekliyle haksız tahrik uygulanması halinde benzer olaylarda sanıkların daha sonradan öğrendikleri sadakatsizlik oluşturabilecek davranışları kendi lehlerine kullanarak ‘haksız tahrik’ indiriminden faydalanmak isteyecekleri bu sebeplerle ‘haksız tahrik’ ve ‘iyi hal’ indiriminin uygulanmaması gerektiği belirtildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir