ÖZEL – Galatasaray Başkan Adayı Eşref Hamamcıoğlu: 30 Nisan milat olmalı

NEVZAT DİNDAR – ÖZEL RÖPORTAJ

Son yapılan Galatasaray Genel Kurulu’nda, mevcut başkan Burak Elmas’tan 41 oy daha az alarak, yarışı ikinci bitiren başkan adayı Eşref Hamamcıoğlu, bu kez ipi önde göğüslemek istiyor.

Metin Öztürk ile girecekleri zorlu mücadeleye iki gün kala MİLLİYET’e konuşan Hamamcıoğlu’nun düşünceleri şöyle:

– Teşhisi doğru koymazsanız tedaviyi uygulayamazsınız. Yönetimlerin neden ibra edilmediğine iyi bakmak lazım. Hep ibra etmeyenler sorgulanıyor. Kim ibra etmedi ve neden ibra etmedi? Sen seçim tarihine 10 gün kala pazarlık edersen, ibra olup olmama karşılında kazığı yersin!

– Ben ve arkadaşlarım, ateşten gömlek giymeye hazırız. Galatasaray sportif, futbol olarak ilk defa dibe vurmuyor ama Galatasaray camia olarak ilk defa bu kadar dibe vurdu. Psikolojik sermayemizi kaybettik. Hepimiz mutsuzuz. Çünkü sürekli birbirimizle mücadele ediyoruz. 30 Nisan artık bir milat olmalı, beyaz sayfa açalım.

‘100 milyon getirin…’

– Galatasaray’da temel bir vizyon değişikliği şart. Kendine güvenen, hesap vermekten korkmayan, mücadeleci ve radikal karar almaktan çekinmeyecek bir yönetim tarzı lazım. Türkiye’de spor kulüpleri bundan sonra taşıma suyla dönmeyecektir. Tüm kulüplerin artık mutlaka kendi kaynaklarından faydalanması lazım.

– Parayla başarıyı satın almaya kalkarsak, bugün geldiğimiz hüsranlı günlere çok çabuk döneriz. Bugün Galatasaray’ın kasasına dışardan 100 milyon dolar getirin, emin olun bir ay sonra kalmaz. Çünkü sorunlara aynı çözümleri uygulamaya çalışırsanız o sorunlar hep devam eder. Dolayısıyla başarıyı satın almayacağız, başarıyı paraya çevireceğiz. Nasıl?

– Bütün şubelerde altyapı yatırımlarını hızlandıracağız. Galatasaray’ın kısıtlı kaynaklarını en verimli şekilde kullanmak zorundayız. Galatasaray’a çok ilgi duymayanlar bunu küçülme olarak nitelendiriyor. Küçülerek büyüyemezsiniz ama verimlilik şart. Elinizdeki insan, sporcu, mali ve finansal kaynakları son derece verimli kullanmak zorundasınız.

‘Küçülme olmayacak’

– Har vurup harman savurma zamanı geçti. Galatasaray’ın başındaki en büyük bela, tüm kulüplerde olduğu gibi dışardan enjekte edilen paralardır. Parayı veren düdüğü çalar oldu.

– Tribünlerin, sosyal medyanın baskısına dayanamayarak bir gecede futbolcu transfer edildiğini biliyorsunuz. Falcao ve Diagne’nin maliyeti tam 50 milyon euro. Bir sene evvel şampiyonluğu gol averajıyla kaçıran kulübümüzün bu sene klasmanda hangi durumda olduğunu görüyoruz. Bu duruma gelmek için 28 milyon euro daha harcandı. Bugün Galatasaray’ın toplam borcu 250 milyon dolar civarında.

– Galatasaray hiçbir zaman küçülmeyecektir, rekabetçi yarışmacı durumunu kaybetmeyecektir.

– Galatasaray genetik değerlerini ve kuruluş değerlerini kaybetti. Bunun sonucunda da camiadaki birliktelik kayboldu.

– Bir takım radikal kararlar alınmazsa, sonuç değişmeyecek. Genel kurulun güçlü desteğini alacak güçlü yönetim lazım. Galatasaray’ın artık kendi kaynaklarına dönmesinin sağlanması şart.

– Ben Galatasaray liseliyim. Galatasaray Liseli olmak demek, Galatasaray’ı diğerlerinden fazla sevmek değildir. Kulüp üyesi olarak, laik demokratik, Atatürkçü Cumhuriyet ilkelerine inanıyor ve Galatasaray değerleri için çalışan, Galatasaray Lisesi’nden mezun olmuş bir değerler silsilesidir. Liseli Lisesiz ayrımına karşıyım ama Galatasaray Spor Kulübü, Galatasaray Lisesi’nde kurulmuştur. Beyaz sayfa açmak lazım, Galatasaray’ın en büyük değeri farklılıklarıdır.

– Torrent ve ekibi mutlaka katkıda bulunuyorlar ama kendisinin sözleşmesini görmeden, bize raporunu vermeden, “Çalışıyoruz-çalışmıyoruz’ diyemem. Ama şunu beyan etmiştim: orta ve uzun vadeli planlarımızda Torrent vizyonunda bir ekip yok. Bunun kararını ben vermeyeceğim sadece onayını vereceğim.

Hakan Çalhanoğlu’nun 2021-22 sezonundan en iyi anlar