Johannesburg – Güney Afrika Dayanışma Sendikası (Solidarity Union), Ford Motor’un Güney Afrika biriminin, mevcut ve gelecekteki pazar taleplerini karşılayacak şekilde üretim kapasitesini optimize etmek amacıyla 470’den fazla çalışanı işten çıkarmayı planladığını duyurdu. Bu gelişme, Güney Afrika otomotiv sektörünün uzun süredir karşı karşıya olduğu yapısal zorlukları bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Düşük iç talep, ithalat baskısı, yetersiz yerel içerik oranı ve ABD’nin uyguladığı %30’luk gümrük tarifeleri, sektörde son iki yılda 12 şirketin kapanmasına ve 4.000’den fazla iş kaybına yol açtı. Ford’un hamlesi, sadece yerel bir uyum değil, küresel tedarik zincirlerinin kırılganlığını da yansıtan bir uyarı niteliğinde.
Ford Motor Company of Southern Africa (FMCSA), Pretoria’daki Silverton araç montaj fabrikasında 391 operatör pozisyonu, Gqeberha’daki Struandale motor fabrikasında 73 iş ve 10 idari rolü kapsayan işten çıkarmaları resmi bir bildirimle sendikaya iletti.
Otomobil devi yüz binlerce aracını geri çağırdı. Modelleri açıklandı
Şirketin açıklamasında, “Bu değişiklikler, üretimimizi optimize etmek ve değişen piyasa taleplerine yanıt vermek için devam eden çabalarımızın bir parçasıdır” denildi. 2024’te Ford Güney Afrika, 32.765 araç satarak bir önceki yıla göre %6,4’lük artış sağladı ve Ranger modelinin güçlü performansı ile küresel ihracatta %15,7’lik büyüme kaydetti. Ancak, bu başarı, sektörün genel gerilemesini önleyemedi. Yerel araç satışları 515.850 birime geriledi ve Güney Afrika Otomotiv Masterplan 2035 hedefi olan 784.509’un çok altında kaldı.
56 yıllık dev restoran zinciri batıyor. İflas bayrağını çekti
“DAHA FAZLA İŞTEN ÇIKARMA KAÇINILMAZ”
Sendika yetkilisi Willie Venter, “Ekonomik baskılar, uluslararası siyasi belirsizlikler ve hükümetin elverişsiz politikaları, endüstriyi giderek daha az rekabetçi hale getiriyor. Ford gibi bir otomotiv devi bu kadar radikal adımlar atınca, tüm sektöre bir uyarıdır. Koşullar hızla iyileşmezse, daha fazla işten çıkarma kaçınılmaz” dedi.
Venter’ın görüşleri, sektördeki genel paniği yansıttı; zira Güney Afrika otomotiv endüstrisi doğrudan 115.000 kişiye istihdam sağlarken, bileşen üretiminde 80.000’den fazla işçi çalışıyor. Son iki yılda yaşanan 4.000 iş kaybı, ithalatın %64’lük payı ve yerel içerik oranının %39’da tıkanmasıyla birleşince, işsizlik oranını %33,2’ye çıkararak dünyanın en yüksek seviyelerinden biri oldu.
Dev şirket borsadan çıkarıldı! Yatırımcılar şokta
Bilimsel araştırmalar, bu tür işten çıkarmaların Güney Afrika gibi gelişmekte olan ekonomilerde uzun vadeli yıkıcı etkilere yol açtığını gösteriyor. University of Fort Hare’dan Prof. Fhulu H. Nekhwevha ve Dr. Bianca Ifeoma Chigbu’nun 2020’de yayımlanan çalışması “South Africa’s Auto Industry Highlights the Social and Employment Cost of Innovation”da, otomotiv sektöründeki otomasyon ve küçülmelerin, işçilerin iş güvencesini tehdit ederek sosyal eşitsizliği derinleştirdiği vurgulandı. Araştırmacılar, montaj hatlarında robotik teknolojilerin kullanımının %20’lere ulaştığını, ancak bu yeniliklerin işçi becerilerini değersizleştirdiğini ve ailevi dengeleri bozduğunu belirtti. Benzer şekilde, 2021’de Technology in Society dergisinde yayımlanan bir makalede, otomotiv işçilerinin %60’ından fazlasının Endüstri 4.0 teknolojileri karşısında iş kaybı korkusu yaşadığı ve yeniden beceri kazandırma programlarının yetersiz kaldığı ifade edildi. Bu bulgular, Ford’un planladığı işten çıkarmaların, sadece bireysel değil, toplumsal düzeyde yoksulluk ve beceri erozyonuna yol açabileceğini kanıtlıyor.
ALARM VERİCİ DURUM!
Yabancı uzmanlar da durumu alarm verici buluyor. ABD’li otomotiv analisti ve AInvest raporunun yazarı Dr. Anita Wölfl (Ifo Enstitüsü uzmanı), “ABD tarifeleri, Nisan 2025’ten itibaren Güney Afrika araç ihracatını %85 oranında düşürdü. Bu, Ford gibi şirketlerin tedarik zincirlerini yeniden yapılandırmasını zorunlu kılıyor, ancak sonuçta yerel istihdamı vuruyor” diyor.
Wölfl, Ford’un küresel tedarik zinciri kırılganlığını vurgulayarak, şirketin 2025 için revize ettiği EBIT tahmininin (6,5-7,5 milyar dolar) temkinli olduğunu ve EV geçiş maliyetlerinin 1,5 milyar dolarlık ek yük getirdiğini belirtiyor. Benzer bir görüşü paylaşan Toyota Güney Afrika CEO’su Andrew Kirby ise, “Sektör, iç pazardaki %3’lük düşüş ve Çin ithalatının %645’lik artışı karşısında direnmek zorunda. Yerel içerik oranını %60’a çıkarmazsak, iş kayıpları katlanacak” şeklinde konuşuyor.
Güney Afrika Ticaret Bakanı Parks Tau, sektördeki krizin “varoluşsal” olduğunu belirterek, “Yerel içerik oranını %5 artırmak bile 30 milyar randlık yeni tedarik zinciri fırsatı yaratır ve ABD ihracat pazarını gölgede bırakır” dedi.
Hükümet, elektrikli araç (EV) bileşenlerini kapsayan teşvik programını genişleterek Stellantis ve Chery gibi uluslararası üreticilerin yerel üretim yatırımını teşvik ediyor. Ancak, uzmanlar, sendikaların (NUMSA ve Solidarity) rolünün kritik olduğunu vurguladı. 2024’te NUMSA’nın bonus grevi, 3.000 işçiyi etkilemiş ve kısa vadeli bir anlaşmayla sonuçlanmıştı ancak yapısal reformlar olmadan kalıcı çözüm olmayacağı belirtildi.
Ford’un bu adımı, Güney Afrika otomotiv sektörünün geleceğini belirsizleştiriyor. Şirket, ticari araç birimi Ford Pro’nun karlılığıyla (küresel olarak %24 pazar payı) dengelenmeye çalışsa da, hisse fiyatlarının 52 haftalık dip seviyesi olan 9,10 dolara yakın seyretmesi yatırımcı güvenini sarstı. Araştırmalar, işten çıkarmaların %23’lük bir kayıp oranıyla yeni iş yaratımını (%16-19) geride bıraktığını gösterdi. Hükümet ve sektör oyuncuları, acil politika müdahaleleriyle (örneğin, AGOA anlaşmasının revizyonu) bu krizi fırsata dönüştürmek zorunda; aksi takdirde, Güney Afrika’nın küresel otomotiv zincirindeki konumu zayıflayacak.