Bahçeli’den 10 büyükelçiye: Haddinizi bilin

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuşuyor. MHP lideri Bahçeli, “Zamanın çarkı kesintisiz döndükçe ya güvenli sahillere çıkar ya da hamlığın çiğliğinde kaybolur gideriz. Hayatı ileriye bakarak anlatırız, geriye bakarak anlarız. Tercihlerimiz nasıl bir hayat istediğimizin ifadesidir. Türk milleti dayatmayı reddetmiş, esareti reddetmiştir. Cumhuriyet milli bir tercihtir. Değişim rüzgarı esmeye başladığı andan itibaren nice kalıplar yıkılmıştır. Türk milleti tarihin akış istikametini doğru okuyarak geçmişinden kopmadan geleceğin yol haritasını çizmiştir” ifadeleriyle konuşmasına başladı.

Bahçeli, “Yüksek oluş hali geçmişi gelecekte diriltme ülküsünü canlandırmıştır. Cumhuriyeti övmek demek onun öncesini yermek demek değildir. 1913’te fes takıp düşman kovalayan vatan evlatları 1923’te kalpak takarak kuvveden fiile geçmiştir. Cumhuriyet’in kuruluşunun 98’inci yıldönümünü gururla kutlayacağız. Cumhuriyet kutlu bir emanettir. Anadolu topraklarındaki varlığımızın son 98 yılı Cumhuriyet ile geçmiştir” ifadelerini kullandı.

Bahçeli sözlerini şöyle sürdürdü:

“Aziz Atatürk’e göre Cumhuriyet demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir. Rejim ile hükümet sistemi arasındaki farkı çarpıtmak için kara propaganda yapanlar, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini hedef tahtasına koymuşlardır. Rejim başka, hükümet sistemi başkadır. Rejim Cumhuriyet, hükümet sistemi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’dir.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, parlamenter sistemin duvara tosladığı, 251 millet evladının şehit olduğu bir dönemin sonrasında milli diriliş ruhu olarak ortaya çıkmıştır. Cumhuriyete karşı çıkanlar manda ve himaye sevdalılarıydı. Bugün ise güçlendirilmiş parlamenter sistem peşinde koşanlar FETÖ’nün ve PKK’nın dümen suyuna giren yozlaşmış partilerdir. Dün Damat Ferit vardı bugün zillet var. Türkiye Cumhuriyeti her türlü baskıya direne direne kurulmuştur. 29 Ekim 1923’ün mimarı aracısız büyük Türk milletidir. Aynı şey 16 Nisan 2017’deki oylamayla gerçekleşmiş, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini tercih etmiştir. Cumhuriyet demokrasiyle çatısını örmüş, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle taçlanmıştır.”

Devlet Bahçeli, “Sistem anarşisi çıkarmak için güç birliği yapanlar demokrasi muhalifidir. Suyu bulandırarak devleti ve milleti aciz düşürmek için fırsat kollayanlar yabancı muhbirleridir. Kılıçdaroğlu, Türkiye’de demokrasi olmadığını söylüyor. Cumhuriyet demokrasinin, demokrasi de cumhuriyetin koruyucusudur. Kılıçdaroğlu’na kim ne söylüyorsa yanlışa düşürüyor” dedi.

MHP lideri Bahçeli, “‘Türkiye’de demokrasi yok’ demek Türk milletine en ağır hakarettir. Kılıçdaroğlu ya bilerek ya da cehaletinin oyununa gelerek hem devlete hem millete kazan kaldırmıştır. Böylesi bir şahsın CHP Genel Başkanı olması inanılamayacak bir talihsizliktir. Kılıçdaroğlu’nun gözüyle bakınca her şey rezalettir. Bu şahıs Aziz Atatürk ile çelişmektedir. 100’üncü yıldönümünde Cumhuriyet’in hakkını ve hukukunu müdafaa edecek millettir. Ne CHP eski CHP’dir, ne Türkiye zillete müsaade edecektir” diye konuştu.

“Cumhuriyet bedava kazanılmamıştır, işbirlikçilere bırakılmayacaktır” diyen Bahçeli, “Hiç kimse kendisine nevzuhur bekçilik görevi vermemelidir. Düşmana hizmet ihanetin daniskasıdır. Demokrasi ittifakından bahsedenler bölünme ve yıkım sevdalılarıdır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türk milletinin tercihidir” ifadelerini kullandı. Bahçeli, “Türkiye Cumhuriyeti yaşayacaktır, devletimiz ve milletimiz baki kalacaktır. MHP’nin tavizsiz düşünceleri bunlardır” dedi.

10 büyükelçinin Osman Kavala çağrısı sonrası yaşanan krize değinen MHP lideri Bahçeli şunları söyledi:

“18 Ekim Pazartesi akşamı ABD Ankara Büyükelçiliğinden seviyesiz bir açıklama yapılmış, 9 devlet büyükelçisi de buna iştirak ederek, Türkiye’ye hukuksuz bir çağrıda bulunmuşlardır. Türkiye’nin iç hukuk düzeni ve egemen eşitliği 10 büyükelçi tarafından hedef alınmıştır. Yürüyen bir yargısal sürece teşebbüs etmek gibi bir skandala imza atmakla kalmamış, görevlerinin ölçülerini de aşmışlardır. Aynı talebi Kılıçdaroğlu da seslendirmiş, İP Başkanı da yeşil ışık yakmıştır.

Zalim bir üst akıl hem büyükelçileri hem de zillet ittifakını harekete geçirmiş, ağız birliği halinde konuşmalarını dayatmıştır. Tehlikeli bir rol paylaşımı söz konusudur. İç ve dış işgal cephesinin makyajı dökülmüştür. Kavala paydasında Türkiye husumetinin mayası karılmıştır. Kavala, Soros’un kuryesi, Gezi Parkı’nın finansörü, 15 Temmuz’da casusların irtibat ağı içinde yer alan şüpheli bir kişidir.”

Anayasa Mahkemesi’nin kararına tepki gösteren Bahçeli, “Soros uşağı olan Kavala 4 Ağustos 2015’te PKK’yı rasyonel politikalar yürüten bir örgüt olarak değerlendirecek kadar gözünü karartmıştır. Anadolu Kültür ile zehir saçmıştır. Anayasa Mahkemesi 22 Mayıs 2019’da Zühtü Arslan’ın da bulunduğu 5 üyenin karşı oyuyla ‘kişi hürriyetinin ihlal edilmediğine’ karar vermiştir. AYM öyle bir hale gelmiştir ki nerede bir hain, nerede bir çapulcu varsa onlarla yan yanadır. Terörist Demirtaş’ın yanında duran bu mahkemedir. Osman Baydemir ile hak ihlali kararı veren 30 bin lira tazminat ödenmesine hükmeden bu mahkemedir. Hem canımızı hem paramızı alıyorlar. Şehitlerimizin kana bulanmış haklarını AYM’nin asla umursamayacağını herkes görmeli. Hainin, katilin, teröristin hak ihlaline maruz kaldığını iddia eden mahkemenin, şehitlerimize, gazilerimize, polislerimize, yetimlerimize söyleyecek tek bir sözü olamaz. Dağda hak aradıklarını söyleyen caniler AYM’nin kapısından girmişlerdir. AYM kapanmasın da terörle mücadeleye sünger mi çekilsin? Demirtaş, Kavala, Baydemir davalarında hak ihlali var diyen hakimler bunu külahıma anlatsınlar. Dahası Mehmetçiklere söylesinler. FETÖ’cülerle, bölücülerle ilgili süren mahkemeler kısa süre içinde sonuçlandırılmalıdır. Dokunulmazlık tezkereleri süratle görüşülmelidir. Terör örgütüne destek verenlerle ilgili karar alınmalı, süratle sonuçlandırılmalıdır” diye konuştu.

Bahçeli, 10 büyükelçinin açıklaması hakkında sözlerini şöyle sürdürdü:

“AİHM kararlarını uygulamayan Yunanistan’a hiçbir tepki gelmemektedir. 10 büyükelçi Sorosçu Kavala ile aynı mevziiye girerek adeta Türkiye muhtıra vermiştir. Bu bağımsızlığımıza kumpastır. Şayet G20 toplantısı öncesi Türkiye’ye mesaj vermek için büyükelçileri maşa gibi kullananlar varsa yel biçeceklerini söylemek isterim.”

Viyana Sözleşmesi’nin 9 ve 41’inci maddelerini hatırlatan MHP lideri Bahçeli, “Hiçbir organ makam, merci veya kişi mahkemelere ve hakimlere talimat veremez. 10 büyükelçi hem demokratik ilişkiler hakkında Viyana Sözleşmesine hem de Anayasa’ya aykırı hareket etmişlerdir. Türkiye’de görev yapan dış misyonlar dahil hukukun üstünlüğü herkes için bağlayıcıdır. Her şey çok açıktır. 10 ülkenin büyükelçisi zaten istenmeyen adam haline gelmişlerdir. ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nden yapılan açıklamada Viyana Sözleşmesi’nin 41’inci maddesini teyit eder açıklama yapmıştır. Diğer büyükelçilerden de benzer açıklama gelmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın cesur ve kararlı tutumu tarihi bir yanlışın düzeltilmesinde önemli bir dayanaktır. Türkiye kum torbası değildir, küstahların elinde oyuncak olmayacaktır. 18 Ekim bildirisinden geri adım atılması olumludur” dedi.

Kavala ile ilgili önerimiz şudur” diyen Bahçeli, “Bu Sorosçu’nun hükmü verilirse önce cezasını Türkiye’de çekmesi, sonra da vatandaşlıktan çıkarılarak 10 büyükelçiden birisinin ülkesine gönderilmesi zaruriyettir. Türkiye Cumhuriyeti’ni kendi çıkarları adına hiçbir dış misyon şefi nüfuzu altında tutamayacaktır. Herkes haddini bilsin, saygısızlığa tahammülümüz yoktur” diye konuştu.

AB’nin Türkiye raporuna değinen Bahçeli, “Yanlı değerlendirmeler hakim” derken, “Türkiye’nin üyelik hususundaki tercihi açıktır. Üyelik olursa ne ala, olmazsa dünya ne AB’den ne ABD’den ibarettir. Türk dünyası Türkiye ile kucaklaşmayı beklemektedir. Kızıl elma davasından dönmeyeceğiz, Turan ülküsünden geri adım atmayacağız”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir